Diary of a Nymphomaniac
Her şeyden önce şu şarkıyı açın ve yazıyı okurken arka planda çalmasına izin verin.
* Vasıfsız bir kadının iki seçeneği vardır: Evlilik ya da fahişelik. Aslında ikisi de aynı kapıya çıkar.
Türkçe ’ye ‘Bir Kadının Seks Günlüğü’ olarak çevrilen, aşkı ve yaşamın kaynağını başka bir bedenle bütünleşmekte -yasak ve uygunsuz olanda- arayan bir kadının öyküsü Diary of a Nymphomaniac / Diario De Una Ninfómana…
Valérie Ta sso’nun, 2003 yılında yayınladığı “Insatiable: The Sexual Adventures of a French Girl in Spain” (Doyumsuzluk: Fransız bir kızın İspanya’daki seks maceraları) isimli kitabından uyarlanan bu film, yazarın 16 yaşında bekaretini kaybetmesiyle birlikte başlayan arayışının öyküsü…
Birçok kişi tarafından eleştiri yağmuruna tutulan ve hatta afişi de büyük olay yaratan film, ‘softporn’ olarak izlenilebileceği belirtilerek ‘vasat’ bulundu. Eleştirmenler tarafından ise kötü yönetilmiş olmasıyla yaftalandı.
Hatta Tasso da konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamalardan birinde, yönetmen Christian Molina‘nın filmi iyi yönetebilmek için fazla genç olduğunu düşündüğünü, karakterlerin ise cazibe ve derinlikten yoksun olduklarını söylemiş.
Açıkçası Tasso’nun bu görüşüne katılıyorum.
Kitaptan uyarlanan çoğu filmin düştüğü ç ukura düşen bu film de kitapla uzaktan/yakından alakası olmayan bir konumda bırakılmış. İzleyici çekmek için fazlalaştırılan ve biraz da basitleştirilen seks sahneleri arasında, asıl öykümüz sıkışıp kalmış…
Çünkü Valérie aslında iletişim için dokunmayı ve dokunulmayı tercih eden, sevgisini de yine bu şekilde gösterebileceğine inanan bir kadın…
Ve özgür…
İnsanların, özellikle de kadınların içinde bulunduğu ‘ahlak ikiyüzlüğü’nden kendini sıyıran ve bunu da ‘özgürlük’ olarak tanımlayarak dilediğini/yaşadıklarını yazan bu kadın, seks aracılığıyla kendini nasıl bulduğunu anlatıyor, işin özünde. Hepsi o..
Ve her şeyden önemlisi, aradığı erkeği/erkekleri,
“Benimle aynı durumdakileri kendime çekmek gibi özel bir becerim olduğunu fark etmiştim. Bir cadıydım ve şehrin her köşesinde büyüleyici Merlin’ler, kıvılcım saçan insanlar arasında derilerinin altındaki damarlarında her zaman seksi bir şeyler akan aşıklar aramaya başladım…
Nabızlarının atışını hissedebileceğim erkekler…
Bir dolmakalemin kâğıt üzerinde çıkardığı sesi duyabilecek, beyaz bir sayfanın üzerindeki mürekkep lekesinin büyüklüğüyle heyecanlanabilecek insanoğulları.
Benim gibi, havayı oluşturan partikülleri görebilen ve birbirinden farklı renklerini seçebilen beyefendiler. Sabahın dördünde,bir diskoteğin kilidi bozulmuş tuvaletinin kokusu yüzünden insanoğlunun kırılganlığını hatırlayabilen birileri..
Yaşadığımı hissetmemi sağlayan insanlar.”
diyerek açıkça ifade eden bir kadının, yalnızca ‘her istediğiyle yatan ve sonunda da zevk için fahişe olan’ bir kadın konumuna getirilmesi ise bence filmi öldürmüş..
Film izlenilmeye değer mi, hoşça vakit geçirmek istiyorsanız evet..
—————————————–
Kitap tanıtım yazısı…
Bir Kadının Seks Günlüğü iyi bir aileden gelme, işletme mezunu, başından geçen cinsel ilişkiler dolayısıyla yaşadığı önemli dönüşümü anlatan Fransız bir kadının gerçek yaşam öyküsü. Mezarlıkta mezar kazıcılar ile, Coca-Cola şişesine aşırı tutkun bir Arap ile, ahlaksız bir polis ile, aklınıza gelmeyecek yerlerde herhangi bir yabancı ile…
Bu kadın, bir insanın sahip olabileceği en üst düzey özgürlüğü kullanarak her türlü deneyimi yaşıyor. O kadar büyük bir özgürlük ki, ne kendinize yakıştırırsınız, ne gerekli görürsünüz. Kendine has ilişki tarzı onu, psikolojik baskısına maruz kalacağı komplocu bir adam ile sorgusuz sualsiz bir maceraya itiyor. Sonrasında hem bu acıya katlanabilmek için, hem de sınırını göremediği merakını tatmin etmek için yüksek sınıfa hizmet veren bir randevu evinde hayat kadınlığı yapmaya başlıyor.
Orada erkeklerin zayıflığını, savunmasızlığını görüyor: Şöhretli adamlar, işadamları, siyasetçiler… Tüm bu erkekler onun kendisini ifade etmek için bildiği iki dile olan hevesini korumasını sağlayacaklar: Vücut dili ve yazı dili.
Herkese hitap eden bir kitap. Samimi, lafını sakınmayan, cinselliğin o bilinen yoldan konuşulmadığı, sevginin cehennemin dibinde bile bulunabileceğini gösteren bir kitap.
Yorum Yapılmamış
Henüz yorum yapılmamış.

