Hızla geçtin, gittin hayatımdan
YAPAYALNIZ ve yalınayak karşılamıştım seni dört duvarı ıslak bir odada… Gözyaşlarımla nemlenen duvarların ardındaydı dünya; soğuktu, korkutucuydu ve hepsinden de önemlisi senden önce gelenlerin anılarıyla doluydu…
Tüm hayatımdan uzaklaşmayı dilediğim, kâbus gibi geçen bir yığın düşlerin ardından uzanıp da karşıladım seni.
Yalnızdım; çırılçıplak bekliyordum gelişini.
Her şeyden ve herkesten uzakta umuda gebeydi harflerim; büyülü sözlerle büyüttüm gözlerindeki gizemi, kimsenin söylemeye cesaret edemeyeceği sözleri fısıldadım…
Seninle, bir ömür sürmesini dilediğimiz tatlı-ekşi bir macera yaşadık kimseye hissettirmeden.
Bazen, canımı ne denli acıttığını anlattım insanlara, bazen de gelişinin bana nasıl da ‘uğur getirdiğini’ haykırdım…
Tüm bunların ardından, bugün görüyorum ki hiçbir zaman değildin sen de öncekilerden farklı.
Belki biraz daha büyümüştük ikimiz de, belki biraz daha hüzünlüydük, belki yeterince anlayamadık birbirimizi ama işte sonunda soldu umutlarımız.
Gelişinden belliydi gidişinin şiddeti; ikimiz de anlayamadık…
------------------------------------------------------ Yazı, CosmoTurk'te 2010 yılını karşılamak için düzenlenerek yayınlanmıştır.
Yorum Yapılmamış
Henüz yorum yapılmamış.