Accio

Lumos

Quotes

Her ne olursa olsun, kendin olmak için asla geç değildir. Ya da benim durumumda asla erken değildir.

Bunun zamanı yoktur, istediğin zaman başlayabilirsin. Değişebilir ya da aynı kalabilirsin. Bu işin bir kuralı yoktur. Hayatımızı iyi ya da kötü yaşayabiliriz. Umarım seninki mükemmel olur. Umarım seni şaşırtacak şeyler yaşarsın.

Umarım daha önce hiç hissetmediğin duygular yaşarsın. Umarım hayata başka bir pencereden bakan insanlarla tanışırsın.

Umarım gurur duyduğun bir hayat yaşarsın. Ve eğer yaşamadığını düşünürsen, umarım içinde her şeye yeniden başlayacak gücü bulursun.. (Benjamin Button'un Tuhaf Hikâyesi)

Kategoriler

Arşiv

Tazeler

07
Tem

Kokusu siner üstüne

Her şehrin bir başka havası var gerçekten.

Hiçbir yer birbirine benzemiyor, hiçbir doku birbirinin aynı değil. İnsanlar, hayvanlar, toprak ve hatta koku bile değişik birbirine uzak şehirlerde.

Dün bir başka şehri soluyordum, bugün bir başkasını… Dün bir başka koku varken üzerimde, bugün bir başka koku var.
Buram buram çocukluğum kokuyorum mesela…

İlk karne heyecanım, ilk hayal kırıklığım, ilk sevdam var üzerimde. Bu şehre ilk kez ayak bastığım günkü kadar çocuk hissediyorum kendimi. Şehir beni öyle sevecen karşılıyor, bağrına basıyor. “Hoş geldin” diyor.
Deli dolu zamanlarım kokuyorum…

İlk kez okuldan kaçışım, ilk kez bir sevda için ağlayışım, ilk kez şarap içişim geliyor aklıma. Bu şehirde varoluşum kadar yakın hissediyorum geçmişi. Şehir öyle gerçek, öyle sıcak…

***


Bu kentin, Adana’nın benim için neden ayrı bir yeri olduğunu daha iyi anlıyorum bugün.

Ne olursa olsun, yaşam bana ne sunarsa sunsun günün birinde buraya geldiğimde her zamanki sıcaklığıyla beni karşılayacağını biliyorum. Buraya her gelişimde kendimi yine çocuk hissedeceğimi de…
Burada annem var çünkü…

Babam var…

Gözlerinde hâlâ çocuk olduğum insanlar var. Hiçbir zaman büyümeyeceğimi biliyorum onlar için. Her zaman evin ‘küçüğü’ olarak kalabileceğimi, nazımı çekeceklerini ve beni daima koruyacaklarını biliyorum.

***

Sakarya’yı da böyle seviyorum işte.

İtiraf ediyorum ki eskiden sevmezdim. Kötü günlerle doluydu zihnim. Hatırlattıkları bile uzak tutardı beni şehirden…

İstemezdim orada solumayı.

Ama gün geldi; tüm şehir değişti gözümde.

Cennet bahçesine döndü her bir köşe…
Günün birinde, bir ‘melek’ girdi hayatıma ve sevdim Sakarya’yı…

Daha doğrusu, O sevmediğim yanlarını alıp götürdü benden. Tanıdık olduğu için, güven verdiği, hayatımdaki ‘değerli’ ile caddelerinde yeni anılar bıraktığım ve eskileri sildiğim için sevdim şehri.

Ailemin Adana’da verdiği sıcaklığı, bana Sakarya’da sunduğu için…

***

Şimdi kim ne derse desin seviyorum o şehri…

Kötü anılar silinince fark etmeye başladığım güzel doğasını seviyorum. Tanıdık olmasını, caddelerinde dolaşırken bıraktığım hatıraları. Ayağımı burkmama neden olan bozuk yollarını…
Gölün dinginliğini ve havanın hırçınlığını seviyorum. Bana yaşattığı ilklerini…

Yorum Yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapın