Accio!

Quotes!

* Beyin korteksi..Yani cerebellum

işte bütün sorun orada.

Eğer sadece beyin sapını kullanarak yaşayabilirseymiş,

sorun ortadan kalkarmış.

Bu mutluluk ve üzüntünün ötesinde bir yer olurmuş.

Balıkların psikolojik durumlarına bağlı olarak ızdırap çektiklerini göremezsin.

Süngerler asla kötü bir gün geçirmez.

Amacım hayatımı basitleştirmeye çalışmak değil

kendimi basitleştirmek! (Tıkanma)

Follow me!

Tumlr

Music!

Tumlr

SuperCool!

Tumlr

Reading is Sexy!

Tumlr

Bloggers!

Tumlr

Speşıl Tenks!

Tumlr

Kategoriler

Tazeler

Arşiv

16
May

Tanrım, orada mısın?

Bana neden bunları yaşatıyorsun, gerçekten bilmiyorum. Seni tam olarak ne yaparak kızdırdım acaba?! Bence hiçbir şey. Ama sen oradan, oturduğun o yüce makamdan yaptığın birkaç hokus pokusla hayatımın resmen içine ettin!

“Kiliseye her Pazar gitmiyor oluşum mu buradaki asıl sorunumuz, yoksa seccadeye değmeyen başım mı?! Ya da sen bir seçenek sun;  eminim oralarda yapmamı dilediğin bir tapınma yolu vardır.. Ama ben  hiçbirini yapmıyorum ve tüm yapmayanlar gibi de cezalandırılmalıyım değil mi?! Tebrikler, iyi iş çıkardın..”

Bu garip sözleriyle dışa yansıyan isyanının gereksiz olduğunu biliyordu.. Bomboş odada kendi kendine gülen, ağlayan ve konuşan bir deliden başka bir şey değildi o an gözlerinde…

“Ah lütfen, sen de ben de iyi biliyoruz ki ‘Sana’ inandığını söyleyerek mabetlerini dolduranların çoğu karanlık odalarda işliyor günahlarını. Ve hiçbiri bana yaşattıklarını almıyor

Ellerini, son nefesinde yapması gereken tek hareket buymuş gibi ağır ağır yükseltip, derin bir nefes çekerek “Lanetledin beni değil mi?!” diye fısıldadı odanın tavanına doğru…

***

13 gündür yataktan çıkmamıştı. Halini merak eden ve ona en sevdiği eriştelerden getiren arkadaşı Zuhal haricinde de kimseyi görmemişti. Zaten bir hayli sıkıntılı geçen ziyareti boyunca da Zuhal’le neredeyse hiç konuşmamıştı..

Ümitsizce 15 dakika boyunca çalan zilin sesine daha fazla tahammül edemediği için kalkıp kapıyı açmış, zilin kablosunu en kısa zamanda koparmayı aklına not düşerek yatağına, o çok sevdiği yorganının altındaki depresyonuna dönmüştü..

Zuhal peşinden odaya girip, “Nil, her şey zamanla düzelecek” ile biten milyonlarca teselli sözü söylemişti. Ne saçmalık.  Ve en az 45 lanet olasıca dakika boyunca tekrarlamıştı bu sözlerini…

“Hayat devam ediyor canım, biliyorsun.”

“Ah, lütfen ağlama biz her zaman buradayız.”

“Söz veriyorum geçecek.” “Lütfen..”

“Zamanla düzelecek bebeğim, ne olur yapma.”

Sonunda Nil dayanamayıp komidinin üzerinde duran vazoyu elinin tersiyle iterek parçalayınca bir es vermişti Zuhal. Bir iki teselli sözü daha savurmayı denemiş; ancak atağından herhangi bir sonuç alamayacağından emin olduktan sonra ‘lütfen’ ikna olup susmuştu.

Bir süre yatağın içine iyiden iyiye gömülmüş arkadaşını yaşlı gözlerle izleyip, kendini adeta zorla ayağa kaldırarak odanın içerisine savrulmuş milyonlarca sümüklü-gözyaşlı mendili toplamıştı. Evin yalanabilecek kadar olduğundan emin olana kadar temizlik yaptıktan sonra da ‘Hoşça kal’ bile demeden çekip gitmişti…

Nil, biliyordu aslında Zuhal’in ona kızmadığını. O, tüm iyi arkadaşlar gibi elinden geldiğince intihara meyilli bir maske taşıyan arkadaşının yanında olmaya çabalıyor, ama ürkütüp kaçırmamak için de fazla üstüne gitmiyordu..  Onun bile –ki çok da zeki sayılacak bir hatun değildi– Nil’in ‘daha fazlası’ için henüz hazır olmadığını anlayacak kadar aklı çalışıyordu…

 

O’nu bu kanlı kabustan kurtarabilecek tek bir kişi vardı.

1 Yorum

  • "Tanrı"  said:

    Seni ben kendi kendine yetebil diye yarattım. Ayrıca sana hiç birşey yapmadım, iki de hokus pokus yapmadım. 7.5 milyar insanın içinde seninle uğraşacakda pek vaktim yok açıkcası. Ben sadece sana “seçim” şansı verdim, bu da hayatının sonuna kadar birşeyleri seçebileceksin anlamına geliyor ve bu seçtiğin tüm seçimler sana ait ve senin hayatını etkiliyor.

    İmza : Tanrı.


Yorum yapın