Suskun
Izdırabı anlatmanın, mutluluğu anlatmaktan kolay olduğunu söylerler..
Sanırım, bugüne kadar benim için de doğruydu bu.. Çektiğim acıları, ‘yokluğu‘, yalnız kalmışlığı anlatabildim hep. Belki çok kişiye değil ama, gözyaşlarıyla ıslandığında yüzüm, benim için değerli olanlara..
Ama bu günlerde öyle bir hâl içerisine girdi ki ruhum, bir şeyi anlatmayı bırak; hissedemiyorum bile…
Uyuyorum, uyanıyorum ve günü geçiriyorum. Hiçbir şeyi düşünmeden ve düşünmeyi de istemeden..
Uzun zaman önce bırakmıştım oysa bu puslu renge bürünmeyi.. Şimdi ise silkinemiyorum, değiştiremiyorum ve sanki asla hiçbir şey aynı olmayacakmış gibi geliyor..
İşin kötüsü, ‘gibisi’ni bir kenara bırakırsak; ol(a)mayacağını içten içe zaten biliyorum..
Bu yüzden de susmaktan başka bir şey yapamıyorum.
Yorum Yapılmamış
Henüz yorum yapılmamış.





