The Hunger Games – Açlık Oyunları
“Gözlerimi kısarak, yandaki ağaca bakıyorum ama Rue’yu göremiyorum. Beni uyandıran o olduğu için, onu uyarmamın adil olacağını düşünüyorum. Hem ayrıca, eğer bugün öleceksem, kazananın Rue olmasını isterim. Bu, ailem için fazladan yiyecek anlamına gelse bile, Peeta’nın kazanan tacını giymesi ihtimalini dayanılmaz buluyorum.”
The Hunger Games, The Underland Chronicles (Yer Altı Günlükleri) serisi ile adını duyuran Suzanne Collins’in aynı isimle yayınlanan kitabından uyarlanan bir film. Kitabın 2008′de yayınlanması ve ‘bestseller’ listelerine tepeden girerek büyük bir başarı yakalaması ardından çekilmesine karar verilmiş, hatta vizyon tarihinin de 2013 olduğu açıklanmıştı. Ancak filmin vizyon tarihi Mart 2012 olarak değiştirildi.
Kitabı okumuş biri olarak kitapla ilgili birkaç not da aktarayım..
Kitabı bir hayli sürükleyici bulmuş ancak ‘bilim kurgu’ sınıfına katılması noktasında bir takım şüphelerle yaklaşmıştım. Gördüm ki çoğu kişi de benimle aynı fikirde. Tamam, inanılmaz keyifli ve bir gecede bitirilen hikayelerden olabilir ama ‘bilim kurgu’ kısımları biraz (!) zayıf kalmış. Yine de kitaptaki sade bir anlatımla bezenen satırları su gibi geçiyor, çevirmenin de hakkını vererek bir sonraki kitap için gün sayıyorsunuz.





