Accio!

Quotes!

* Beyin korteksi..Yani cerebellum

işte bütün sorun orada.

Eğer sadece beyin sapını kullanarak yaşayabilirseymiş,

sorun ortadan kalkarmış.

Bu mutluluk ve üzüntünün ötesinde bir yer olurmuş.

Balıkların psikolojik durumlarına bağlı olarak ızdırap çektiklerini göremezsin.

Süngerler asla kötü bir gün geçirmez.

Amacım hayatımı basitleştirmeye çalışmak değil

kendimi basitleştirmek! (Tıkanma)

Follow me!

Tumlr

Music!

Tumlr

SuperCool!

Tumlr

Reading is Sexy!

Tumlr

Bloggers!

Tumlr

Speşıl Tenks!

Tumlr

Kategoriler

Tazeler

Arşiv

01
Oca

Sorular-1-

Cevaplanmayı bekleyen onca soru varken neden ilk “Beni aldattın mı”yı seçtiğini gerçekten bilmiyorum.. Asla öğrenemeyeceğim de. Ama madem ki bundan sonra geçirdiğim her dakikada sana karşı tamamen(!) dürüst olmaya söz verdim, söyleyim:

“Evet.”

Cevabın şaşırtıcı olmadığını biliyorum. Bir kez de benden duymak/okumak “Biliyordum” hissini uyandıracak ve sen bir anlık ferahlık hissedeceksin, bravo! Ama ‘gerçek’ yavaş yavaş dolacak zihnine, merak etme…

Acısını tadacaksın aşkın… Küfürler savuracak, gözyaşları içinde geçmişi haykıracaksın boş duvarlara.. Beni ne kadar sevdiğini, tenime değen parmaklarının nasıl da kirlendiğini vuracaksın yüzüme. Yap, hiç durma.

“Evet, seni aldattım.”
Açıkçası bunu kaç kere yaptım, ben de bilemiyorum. Bir hayli fazla olduğundan şüphen olmasın.

Zaten bir şeyi yaptığında, ancak devamını getirmezsen kendini suçlu hissedersin. Çoğaldıkça yapılan, onu görmezden gelmek de bir hayli kolaylaşır. En azından ben böylelikle bakabildim yüzüne. Ancak böyle yeniden sana dokunabildim, ancak böyle yeniden sevebildim seni…

Başka tenler, başka elleri tadarak geldim sana.
Bana dokunmana, ancak ben bir başka bedene dokunduktan sonra izin verebildim…

“Evet, seni aldattım.
more…

01
Oca

Öyküleri karıştı düşlerin

Yanındayken gözlerimden damlayan ışıltıyı saklamışlar.

Getirip de koyduklarında önüme, doldu gözlerim. “Gitti; yitti ellerimde” diyemedim…

Birkaç güzel gün geçirmemiz, beni hayatında yapmaz” dedi adam. Sustu kadın; gözkapakları ardında gizlemeye çalıştı pusuya yatmış yaşlarını.

Peki…” dedi güzel boynunda bir inci gibi duran düğümle; “…fazlasını beklememeliydim zaten.

……

Peri masallarına inanmayı bırakalı yüzyıllar geçmişti aslında; kabul ediyordu ki tüm o ütopik düşler de sonsuz bir girdap gibiydi. Uçsuz bucaksız mimoza tarlalarında terk etmişti o yüzden her tatlı düşü; pencere kenarlarına konacak lapatyalar da beklemiyordu hayattan.

Sadece, O’nunla farklı olabileceğine inandırmıştı kendini.

Aslında, olmuştu da.

more…

01
Oca

Sıcak ve tatlı

Kadınların, gerçekten hoşlanmasalar bile benimsedikleri ve kendilerine aitmiş gibi davrandıkları adamlar olur ya hani, işte Koray da benim için öyleydi.

İlk tanıştığımız gün bile onunla sadece ‘arkadaş’ sıfatında var olamayacağımızı anlamış, ancak hiçbir zaman için de fazlası olma yönünde bir adım atmamıştım.

Ben, genellikle (aşkın kendisine aşık bir profil çizdiğimden olsa gerek) ütopik dünyamın içine kolay kolay birisini dahil etmem. Hoşlandığım, flört ettiğim ve belki de fingirdeştiğim insanlar olur, ama o kadar.

Açıkçası, aşk konusundaki beklentilerim o denli yüksek ki bunun kimse tarafından karşılanamayacağımı bildiğimden hem erkeklerden uzak duruyor, hem de onları kendimden uzaklaştırmak için elimden geleni yapıyorum.

Bu durumun, “bilinçsiz bir savunma mekanizması” olduğunu, daha önce yaşadığım ilişkilerimin beni bu şekilde davranmaya yönlendirdiğini söylemeyi çok isterdim, ama maalesef değil.

more…

27
Eyl

Yazı’sız

“Neden beni anlatan bir şey yazmıyorsun” diye sordu adam.

Kadın, elindeki şarap kadehini usulca bıraktı mumların arasına; “…çünkü seni gerçekten seviyorum.

Aslında bunu ben de düşündüm biliyor musun? Kokunu tattığım andan beri istiyorum ‘seni’ yazmayı. Neler hissettirdiğini. Hayatıma girdiğin andan itibaren nasıl bir bayram havasına büründüğümü..

Aşkı, tutkuyu.. Ve belki de bir doz sevişmelerimizi.. Ama yapamıyorum!  Her oturduğumda o tozlu masanın başına, aklıma geliyor yüzün; bunu bilmelisin. Yine de yazamıyorum. Gülümsemekten alıkoyabilsem kendimi, yazacağım belki de…

more…

16
May

Tanrım, orada mısın?

Bana neden bunları yaşatıyorsun, gerçekten bilmiyorum. Seni tam olarak ne yaparak kızdırdım acaba?! Bence hiçbir şey. Ama sen oradan, oturduğun o yüce makamdan yaptığın birkaç hokus pokusla hayatımın resmen içine ettin!

“Kiliseye her Pazar gitmiyor oluşum mu buradaki asıl sorunumuz, yoksa seccadeye değmeyen başım mı?! Ya da sen bir seçenek sun;  eminim oralarda yapmamı dilediğin bir tapınma yolu vardır.. Ama ben  hiçbirini yapmıyorum ve tüm yapmayanlar gibi de cezalandırılmalıyım değil mi?! Tebrikler, iyi iş çıkardın..”

Bu garip sözleriyle dışa yansıyan isyanının gereksiz olduğunu biliyordu.. Bomboş odada kendi kendine gülen, ağlayan ve konuşan bir deliden başka bir şey değildi o an gözlerinde…

“Ah lütfen, sen de ben de iyi biliyoruz ki ‘Sana’ inandığını söyleyerek mabetlerini dolduranların çoğu karanlık odalarda işliyor günahlarını. Ve hiçbiri bana yaşattıklarını almıyor

Ellerini, son nefesinde yapması gereken tek hareket buymuş gibi ağır ağır yükseltip, derin bir nefes çekerek “Lanetledin beni değil mi?!” diye fısıldadı odanın tavanına doğru…

more…