Ve İstanbul
O klasik sahneyi yaşadığımda 5 yaşındaydım…
Haydarpaşa Tren Garı‘ndan adımımı ilk kez İstanbul’a atmadan önce, Afyon’dan kuzeye doğru uzanan zorlu bir yolculuk geçirmiş, bir hayli de yorulmuştum. O sıralarda hayatın benim için anlamı, daha güzel kıyafetler giymek, bol bol resim yapmak ve arkadaşlarımla oynamaktı. Tren yolculuğu da ilginç gelmişti bu yüzden. Trene girer girmez ikiletmeden yerime oturmuş, gece boyunca da varış noktamızda neler yapacağımı düşünmüştüm…
Annem, “İstanbul’a gidiyoruz” dediğinde, aklıma ilk olarak alacağımız güzel güzel elbiseler ve vapurlar gelmişti. Gece boyunca yeni elbiselerimin hayalini kurmuştum… Elbet ya, güzel bir çocuk olarak bambaşka bir şehirden alınan güzel şeylere ihtiyacım vardı; ayrıca vapurdan martılara simit atan insanları da hep kıskanmıştım. Ben de paylaşacaktım simidimi; ama çoğunu ben yiyecektim, kesin acıkırdım.
Heyecanlıydım; hem de çok. Kurduğum güzel düşler yüzünden saatlerce uyuyamadım.
Aslında İstanbul’a gidişimizin nedeni bir hayli acıklıydı. Karşı komşumuz Nuray teyze çok hastaydı; bana tam olarak söylememişlerdi ama durumun ciddiyetini anlamıştım. Çocuk aklımla onun için çok üzüldüğümü hatırlıyorum; İstanbul’a gidiyor oluşumuza sevinmeme rağmen, o tatlı düşler içinde yer alan kara lekeyi bir türlü çıkaramamıştım.
Biz annemle hastanenin loş koridorunda onu beklerken ortamı saran havayı da unutamam. Annem suskundu, Nuray teyzenin yanımıza sonradan katılan akrabası suskundu; öleceğini sanmıştım…
Yine de… Hastaneye gidip gelirken bindiğimiz vapur, Galata Köprüsü’nde yediğimiz balık-ekmek, martılara simit atmak çok, çok güzeldi..
İstanbul’un anlamı oldu sonra bu üçlü.. Vapur, balık-ekmek ve martılar..
…………………………….
Şimdi yeniden İstanbul’dayım..
Şehrin yıllar içinde anlam değiştiren her halinden sıyırdım kendimi. Yalnız gibiyim, ama değilim de. Bambaşka bir hayatta, bambaşka bir hikâye kuruyorum..
Bir martıyla vapura binip, balık-ekmek yiyeceğimi hayal ediyorum mesela. O martıyı özlüyorum; 5 yaşındaki heyecanımı bana geri verdiği içinse her geçen dakika daha çok seviyorum.

