<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="0.92">
<channel>
	<title>Topuk Sesleri</title>
	<link>http://www.topuksesleri.com</link>
	<description>En az 15 pont!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 11 Jan 2012 12:21:08 +0000</lastBuildDate>
	<docs>http://backend.userland.com/rss092</docs>
	<language>en</language>
	<!-- generator="WordPress/3.3.1" -->

	<item>
		<title>The Hunger Games &#8211; Açlık Oyunları</title>
		<description><![CDATA[&#8220;Gözlerimi kısarak, yandaki ağaca bakıyorum ama Rue&#8217;yu göremiyorum. Beni uyandıran o olduğu için, onu uyarmamın adil olacağını düşünüyorum. Hem ayrıca, eğer bugün öleceksem, kazananın Rue olmasını isterim. Bu, ailem için fazladan yiyecek anlamına gelse bile, Peeta&#8217;nın kazanan tacını giymesi ihtimalini dayanılmaz buluyorum.&#8221; The Hunger Games,  The Underland Chronicles (Yer Altı Günlükleri) serisi ile adını duyuran Suzanne Collins&#8217;in aynı [...]]]></description>
		<link>http://www.topuksesleri.com/index.php/2012/01/the-hunger-games-aclik-oyunlari/</link>
			</item>
	<item>
		<title>The Amazing Spider-Man</title>
		<description><![CDATA[Üç serilik film yetmiyormuş gibi yeniden çekilme kararı alınan Örümcek Adam, Temmuz ayında bizi &#8220;The Amazing Spider-Man&#8221; ismi ile karşılayacak. Karakterin fan&#8217;larının filmin çekileceği haberini aldığı zaman ne kadar sevindikleri bilinmez ama Spider-Man&#8217;i favori kahramanları arasında sayan biri olarak ben, başrolün sahibini öğrendiğim anda heyecanımı yitirdim.. Yani 2002&#8242;de Tobey Maguire&#8217;li Spider-Man&#8217;i izlediğimde zaten yeterince tiksinmiştim, [...]]]></description>
		<link>http://www.topuksesleri.com/index.php/2012/01/the-amazing-spider-man/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Morkedipatisi &#8211; Yaşanmamış anı</title>
		<description><![CDATA[http://www.morkedipatisi.com &#8216;dan.. Duruyorum bi köşede. Bugünü hatırlıyorum tüm ayrıntılarıyla. Oradayım ama aslında değilim. Bir anı bu biliyorum. Yaşamamışım ama biliyorum. Uyanıkken ne kadar dik dursan da uyurken o kadar masumsun ki, korumasız, belki de bana muhtaç. Aslında hiç tanışmıyoruz bile. Ben sadece bir hayalim baş ucunda beliren ve açılan üstünü örtüp, gür saçlarının arasında parmaklarını gezdiren, [...]]]></description>
		<link>http://www.topuksesleri.com/index.php/2012/01/morkedipatisi-yasanmamis-ani/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Noise of Madison &#8211; Sweet Life</title>
		<description><![CDATA[Yıllar yılı dinlenilen ancak bir türlü bıktırmayan şarkıları bir kenara bırakırsak, şarkı listelerimizde &#8216;yenilik&#8217; olması hepimizin hoşuna gider. Özellikle de sevdiğimiz bir sanatçının yaptığı müziğe yakın bir şeyler dinleyebilmek, hepimizin arzusu&#8230; Ben de müzik dinlemeden çalışamayan çoğunluğun içerisinde, yeni şeyler keşfetmeyi seven biri olarak; ülkemizde pek de bilinmeyen sanatçıların eserlerini takip ediyorum/etmeye çalışıyorum. Bu konudaki [...]]]></description>
		<link>http://www.topuksesleri.com/index.php/2012/01/noise-of-madison/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Yine, yeni, yeniden</title>
		<description><![CDATA[Yeni başlangıçlar için en doğru zaman yeni bir yılın gelişi değil, başlangıç yapmaya hazır hissettiğimiz an olmalı aslında. Çünkü ne zaman &#8220;Şunu yapacağım, bunu bırakacağım, artık böyle davranacağım&#8221; kararları alsak, o ya da bu şekilde ardına sığındığımız bahaneler yüzünden hiçbir şey yapamıyoruz&#8230; O yüzden en iyisi hissettiğimiz an silkelenip kendimize gelmek ve &#8220;Pazartesi rejime başlayacağım&#8221;lar [...]]]></description>
		<link>http://www.topuksesleri.com/index.php/2012/01/yine-yeni-yeniden/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Sorular-1-</title>
		<description><![CDATA[Cevaplanmayı bekleyen onca soru varken neden ilk “Beni aldattın mı”yı seçtiğini gerçekten bilmiyorum.. Asla öğrenemeyeceğim de. Ama madem ki bundan sonra geçirdiğim her dakikada sana karşı tamamen(!) dürüst olmaya söz verdim, söyleyim: “Evet.” Cevabın şaşırtıcı olmadığını biliyorum. Bir kez de benden duymak/okumak “Biliyordum” hissini uyandıracak ve sen bir anlık ferahlık hissedeceksin, bravo! Ama ‘gerçek’ yavaş [...]]]></description>
		<link>http://www.topuksesleri.com/index.php/2012/01/sorular1/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Öyküleri karıştı düşlerin</title>
		<description><![CDATA[Yanındayken gözlerimden damlayan ışıltıyı saklamışlar. Getirip de koyduklarında önüme, doldu gözlerim. “Gitti; yitti ellerimde” diyemedim… “Birkaç güzel gün geçirmemiz, beni hayatında yapmaz” dedi adam. Sustu kadın; gözkapakları ardında gizlemeye çalıştı pusuya yatmış yaşlarını. “Peki…” dedi güzel boynunda bir inci gibi duran düğümle; “…fazlasını beklememeliydim zaten.” …… Peri masallarına inanmayı bırakalı yüzyıllar geçmişti aslında; kabul ediyordu [...]]]></description>
		<link>http://www.topuksesleri.com/index.php/2012/01/oykuleri-karisti-duslerin/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Sıcak ve tatlı</title>
		<description><![CDATA[Kadınların, gerçekten hoşlanmasalar bile benimsedikleri ve kendilerine aitmiş gibi davrandıkları adamlar olur ya hani, işte Koray da benim için öyleydi. İlk tanıştığımız gün bile onunla sadece ‘arkadaş’ sıfatında var olamayacağımızı anlamış, ancak hiçbir zaman için de fazlası olma yönünde bir adım atmamıştım. Ben, genellikle (aşkın kendisine aşık bir profil çizdiğimden olsa gerek) ütopik dünyamın içine [...]]]></description>
		<link>http://www.topuksesleri.com/index.php/2012/01/sicak-ve-tatli/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Siminya: &#8220;Görüşürüz&#8221;</title>
		<description><![CDATA[Pek sevgili, saygılı http://siminya.blogspot.com &#8216;dan.. En sevdiğim yazılarından biri.. Ankara layığını buldu yine karagözlüm, buz gibi bakıyor pencereler çatlamaları yakındır. Çatılar isli çirkinliklerinin üstüne bir yıllık katran daha çalacaklar. Tamam söz verdiğim gibi yine ne kadar çok üşüdüğümü anlatmayacağım, aşk olsun seni mi kıracağım. Sadece biraz ellerimden bahsedeceğim. Gelirsen eğer onları ilk senin ısıtmana izin vereceğim. Ayaklarımı [...]]]></description>
		<link>http://www.topuksesleri.com/index.php/2011/12/siminya-gorusuruz/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Tımarhane Notları #9</title>
		<description><![CDATA[(http://entel-dantel.blogspot.com   &#8216;dan.. Severek okumuştum yıllar evvel) Doktor Umuz Bey, önündeki sürahiden bardağa bir miktar su doldurduktan sonra masaya koydu ve &#8220;Dikkatlice bakın, bardağın neresini görüyorsunuz?&#8221; dedi. Dikkatlice baktım. İtiraf etmeliyim, suyun renginin olmaması ilk bakışta biraz kafa karışıklığına neden oluyor. Kokla deseydi de aynı gerilimi yaşardım çünkü su kokmaz. Bir de mesela Hidrojen çok delikanlı [...]]]></description>
		<link>http://www.topuksesleri.com/index.php/2011/11/timarhane-notlari-9/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Diary of a Nymphomaniac</title>
		<description><![CDATA[Her şeyden önce şu şarkıyı açın ve yazıyı okurken arka planda çalmasına izin verin. * Vasıfsız bir kadının iki seçeneği vardır: Evlilik ya da fahişelik. Aslında ikisi de aynı kapıya çıkar. Türkçe’ye ‘Bir Kadının Seks Günlüğü’ olarak çevrilen, aşkı ve yaşamın kaynağını başka bir bedenle bütünleşmekte -yasak ve uygunsuz olanda- arayan bir kadının öyküsü  Diary [...]]]></description>
		<link>http://www.topuksesleri.com/index.php/2011/09/diary-of-a-nymphomaniac/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Yazı&#8217;sız</title>
		<description><![CDATA[“Neden beni anlatan bir şey yazmıyorsun” diye sordu adam. Kadın, elindeki şarap kadehini usulca bıraktı mumların arasına; “…çünkü seni gerçekten seviyorum.” “Aslında bunu ben de düşündüm biliyor musun? Kokunu tattığım andan beri istiyorum ‘seni’ yazmayı. Neler hissettirdiğini. Hayatıma girdiğin andan itibaren nasıl bir bayram havasına büründüğümü.. Aşkı, tutkuyu.. Ve belki de bir doz sevişmelerimizi.. Ama [...]]]></description>
		<link>http://www.topuksesleri.com/index.php/2011/09/yazisiz/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Suskun</title>
		<description><![CDATA[Izdırabı anlatmanın, mutluluğu anlatmaktan kolay olduğunu söylerler.. Sanırım, bugüne kadar benim için de doğruydu bu.. Çektiğim acıları, ‘yokluğu‘, yalnız kalmışlığı anlatabildim hep. Belki çok kişiye değil ama, gözyaşlarıyla ıslandığında yüzüm, benim için değerli olanlara.. Ama bu günlerde öyle bir hâl içerisine girdi ki ruhum, bir şeyi anlatmayı bırak; hissedemiyorum bile… Uyuyorum, uyanıyorum ve günü geçiriyorum. [...]]]></description>
		<link>http://www.topuksesleri.com/index.php/2011/09/suskun/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Yitirdiğim dostum, beni affet</title>
		<description><![CDATA[Yıldızlardan mahrum bir gecenin şafağında fark ediyorsun hayatın ne denli acımasız olduğunu. Aptallığını görüyorsun geçmiş perdesini aralayınca; bencilliğini ve hatta kaybolmuşluğunu soluyorsun. Peşisıra çalan damar şarkılar eşliğinde bakıyorsun eskiye. Yitirdiğin dostların, yitirdiğin aşkların geliyor aklına… Yavaş yavaş yatağa siniyor adın. Birkaç eski fotoğraf eşliğinde akıyor gözyaşların… Duvarlarına resimler yapılmış odaların loş ışıkları altında yapılan sohbetler [...]]]></description>
		<link>http://www.topuksesleri.com/index.php/2011/09/yitirdigim-dostum-beni-affet/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Ve İstanbul</title>
		<description><![CDATA[O klasik sahneyi yaşadığımda 5 yaşındaydım… Haydarpaşa Tren Garı‘ndan adımımı ilk kez İstanbul’a atmadan önce, Afyon’dan kuzeye doğru uzanan zorlu bir yolculuk geçirmiş, bir hayli de yorulmuştum. O sıralarda hayatın benim için anlamı, daha güzel kıyafetler giymek, bol bol resim yapmak ve arkadaşlarımla oynamaktı. Tren yolculuğu da ilginç gelmişti bu yüzden. Trene girer girmez ikiletmeden [...]]]></description>
		<link>http://www.topuksesleri.com/index.php/2011/08/ve-istanbul/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Tanrım, orada mısın?</title>
		<description><![CDATA[“Bana neden bunları yaşatıyorsun, gerçekten bilmiyorum. Seni tam olarak ne yaparak kızdırdım acaba?! Bence hiçbir şey. Ama sen oradan, oturduğun o yüce makamdan yaptığın birkaç hokus pokusla hayatımın resmen içine ettin! “Kiliseye her Pazar gitmiyor oluşum mu buradaki asıl sorunumuz, yoksa seccadeye değmeyen başım mı?! Ya da sen bir seçenek sun;  eminim oralarda yapmamı dilediğin [...]]]></description>
		<link>http://www.topuksesleri.com/index.php/2011/05/tanrim-orada-misin/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Takipteyim</title>
		<description><![CDATA[Okuyacak milyonlarca hikaye, takip edecek yüzlerce site, tespitlerine aşık olunacak binlerce insan var.. Ama yalnızca bir kısmını takip etme olanağına sahip oluyoruz.. Yoğun çalışma temposu içinde, kendime &#8216;yeni şeyler&#8217; için vakit ayırmak istediğim zamanlarda ben de bunları okuyorum işte: &#8220;Aniden ortaya çıkıp saldırmaya başladılar. !! Burada ciddi bir korku hakim. Herkes bulabildiği binalara girmiş, korku [...]]]></description>
		<link>http://www.topuksesleri.com/index.php/2011/02/takipteyim/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Teşekkür</title>
		<description><![CDATA[* Beni &#8216;ben&#8217; yapan aileme.. * Tanıştığımız günden bu yana beni sevgisiyle saran; gerektiğinde kardeşim, gerektiğinde kötü gün dostum olan canımın içi Yeliz&#8217;e.. * Canım her sıkkın olduğunda hiç düşünmeden kapısını çalabildiğim, sonu gelmez &#8216;kod&#8217; sorularıma büyük sabırla cevap veren ve bununla da kalmayıp işinin ortasında benim işimi halleden Enis&#8217;e.. * Sitenin host&#8217;unu sağlaması yanında [...]]]></description>
		<link>http://www.topuksesleri.com/index.php/2011/01/tesekkur/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Avatar &#8211; Son Hayal Kırıklığı</title>
		<description><![CDATA[İlk bölümünü izlediğim günden itibaren, “Bu beyazperdeye aktarılsa ne kadar da şahane olur” diye düşündüğüm bir seriydi Avatar: The Last Airbender (Avatar: Son Hava Bükücü). Gerçi filmin çekildiği haberini alır almaz, içimdeki karamsar hatun, “Kesin bunun da içine ederler, heveslenme” diye haykırmadı değil. Kitap uyarlamalarının birçoğundan nefret ettiğimi gizliyor değilim. Bu harikulade anime için de [...]]]></description>
		<link>http://www.topuksesleri.com/index.php/2010/07/avatarson-hayal-kirikligi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Sen dizime yattın, ben bir hikaye anlattım</title>
		<description><![CDATA[‘Eski zamanlar&#8217;a dair özlemlerini sıralayan yaşlılar vardır ya hani etrafımızda; sürekli eski günlerde yaptıklarından, o zamanlarda var olanlardan, bizlerin adlarını bile duymadıkları şeylerden bahsederler. İşte ben de o ‘eski zaman sevdalısı&#8217; yaşlılar gibi hissediyorum kendimi şu sıralar. Eskileri arıyorum durmadan, eski günleri özlüyorum; henüz var olmadığım zamanları… Henüz akıllarda bile olmadığım anları… Eski şarkıları özlüyorum [...]]]></description>
		<link>http://www.topuksesleri.com/index.php/2009/12/sen-dizime-yattin-ben-bir-hikaye-anlattim/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Öğretmenlerin Günü</title>
		<description><![CDATA[EĞİTİM/öğretim hayatımda karşıma çıkan bir eğitimcinin hayatımı değiştirdiğini söyleyebilmeyi çok isterdim; yol göstericiliğiyle bana ışık tuttuğunu, kendimi anlamlandırmaya çabalarken yardımcı olduğunu ve bulmamı sağladığını ya da hiç değilse, ‘Onu çok severdim, zor anlarımda destek oldu&#8217; diyerek yıllar sonra bile onu özleyebilmeyi… Yapamadım, öyle biri hiç karşıma çıkmadı… Benim öğretmenlerimin hiçbiri, ‘idealist&#8217; değildi mesela; mesai doldurmaya [...]]]></description>
		<link>http://www.topuksesleri.com/index.php/2009/11/ogretmenlerin-gun/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Anne kokusu</title>
		<description><![CDATA[KOKULARIN hafızamızda ayrı bir yeri vardır. Hiç olmadık yerde duyulan kokular olmadık anıları çeker çıkarır zihnimizden. Belli belirsiz hatırlananlar kokularıyla dolar zihnimize… Bu kokulardan biridir ‘anne kokusu&#8217; da… Tarif edemeyiz. Hiçbir şeye benzetemeyiz ama bin bir anı dolar onunla yüreğimize, bizi sıcacık yapar. O kokuyu rüyalarımıza taşıyanla uyanmak her şeyden önemlidir bizim için; onu solumak… [...]]]></description>
		<link>http://www.topuksesleri.com/index.php/2009/05/anne-kokusu/</link>
			</item>
</channel>
</rss>

